Hayata Dair - Tumblr Posts
ben hep o küçük şımarık, bencil kız çocuğuydum.. Birilerinin beni sevmesi için belki kötü şeyler yaşamalı, belki hasta olmalı, belki kötü durumda olmalıydım. bu yüzden hep kötü şeyler yaşamayı dilerdim, hep hasta olmayı dilerdim ilgi, sevgi görmek için.. ben hep küçük şımarık ve bencil kız çocuğuydum.. ama artık değilim.. artık kötü durumda olmuş olmam bile beni önemli kılmıyor..
ve geç anladım yine.. ağlayarak yemek sadece çocukların yaptığı bişey değildi...
üzgünken gelen yorgunluk, halsizlik, titreme ve dahası.. ağrılar, nefes darlığı, titreyen eller- bacaklar, baş dönmesi mide bulantısı.. ve hatta bayılma...
kafamın içinde susmak bilmeden bağıran "yeterince iyi değilim" sesi nasıl susturulur?!!
uğruna savaşılacak bir kadın değil miydim ben?
anladım, bana çiçek alınmaz, bir çiçek anca mezarıma dikilir o da bana kokmaz
saçlarımın kısacık olduğu zamanları özlüyorum...
ben kafamdakilerle savaşıyordum, herkes temizlik yaptığımı sandı..
Bil ki; kana karışan en güzel demdir çay, Ve aşk, çayı tatlandıran en güzel şekerdir. Lâkin, sigarayı da biten aşkın en keskin hançeri say. Zira, dumanı bitik o aşkla beraber ciğeri deşipte geçendir...♠️♠️♠️

ne kadar ağlasam geçer bu duygu?! kendimi ne zaman yeterince iyi ve mutlu hissederim?! galiba artık hiç bir fikrim yok.. artık tekrar iyi hissedemem..
boş versene kızım. ölsen kimse umursamaz ki seni..sen kimsenin önceliği değildin, olamadın. elbet herkesin önceliği olan bir hayatı vardır.. ölsen bile yokluğuna alışmak herkes için kolay olur..
herşey zamanında güzel.. geç yağan yağmur solmuş çiçeğe fayda vermez..
İçimde kendimi bulmak için çok uzaklara gitme isteğini hissediyorum.
kendimi fazlasıyla yetersiz hissediyorum...
galiba ben hiç bir şey için "YETERİNCE İYİ DEĞİLİM"
özür dilerim anne... istediğin gibi iyi bir evlat olamadım...
kadınların saçlarında saklıymış anılar.. ve ben bazı anılardan kurtulmak istiyorum..
21 Ağustos 2024
Korkak cümlelerle bir tanışma mesajı atmıştı. Cevapları, hiçbir sorun yokken kendini açıklayışı... Aslında görmezden geleceğim bir çocuğa uzun uzun anlattım o an. Bir yıl önce saçmalık olarak gördüğüm her şeyi anlattım kendi dilimle.
İnsanı güzel yapan tek şey özgüvendir. Hele bu bir erkekse özgüvenli olmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Saygı duyulmak kendini inşaa etmekten geçer. Bu hem fiziksel hem zihinsel olarak yapılması gereken bir eylemdir.
Zeka ve bilgi birikimi, hayranlığı; fiziksel yeterlilik, güveni besler ve bu ikisi bir olduğunda kadında saygıyı oluşturur. Kadın, karşısında hem bedenini hem hayatını hem de duygularını emanet edebileceği bir adam görmeye başlar.
Bu saygı her şeyin sağlam temelini oluşturur. Saygı duyan bir kadına nerede nasıl davranılması gerektiği anlatılmaz. O zaten bilir. Saygı duyan bir kadına sorumlulukları hatırlatılmaz. O zaten sevgiyle yapar.
"Erkekler erkek gibi, kadın kadın gibi olsun." demişti akıllı bir adam bana. Bir sanatçı olarak cinsiyetçilik yaptığını düşünmüştüm. Bir yetişkin olarak aslında milyarlarca yıldır var olan doğanın düzeninden bahsettiğini anlıyorum.
9 Ekim 2024
"Neden bu kadar hırpaladın kendini?"
"Bilmem..." Mutsuzum, acımı unutana kadar çalışmak istedim diyemedim.
Ellerim paramparça. Ayaklarım geri geri giderek yaklaştım odaya. İçeri girerken nefesimi tuttum.
"Neyi dinletiyorsun bugün?" diye sordu.
"Etütümle başlayalım isterseniz."
Birlikte çalmaya başladık. Sesler aynı geliyordu. Sesleri temizlediğim için hafif bir heyecan duydum. Ardından tekrar başladı sürekli durdurmaya. Pek çok şey öğretti. Aynı dizekleri sayısız kez çaldırdı. Zor bir pozisyon deniyorduk. Tekrar tekrar denemekten elime kramp girdi bir süre sonra. Elimi çekip salladım.
"Devam, devam mızmızlanma!" dedi.
"Öğretmenim mızmızlanmıyorum kramp girdi." dedim. Genelde hiçbir sözüne karşılık vermediğimden herhalde, bana acır gibi gülümsedi.
Bu dönem ilk defa keyifli çıktım odasından. Nihayet kötü bir şey söylemeden bitirmişti dersi. Pazartesi eserimi dinleyecekti ki bu konuda çok daha iyiydim. Gülümsedim.
Paramparça olmuş parmaklarıma baktım bahçeye indiğimde. Uçları mosmor olmuş, tellerin izleri çıkmıştı. Henüz tam iyileşmememiş nasır yaraları tekrar morarıp şişmişti.
"Olacak." dedim. "Başaracağım."
Bana Rüyanı Anlat
Gecenin ıssızlığı sarıyor etrafı,
Ölüme giden ruhlar bedenlerden ayrıldı.
Nefes aldığını düşünüyorsan dön bak Dünya'ya,
Elleri boş olanların ruhu nasıl da temiz bizimkine kıyasla.
Bu gece bana rüyanı anlat.
Göreyim ne olup bitiyor şu sefil ruhunda.
Dön bak Dünya'ya,
Kabahat yalnız senin değil.
Baba, biliyor musun? Bugün çakmak yakmayı öğrendim, sigara içebilmek için.